Sabah gözleirmden uyku akarken evden çıktığımda aklımdaki gün bu değildi.
Basit bir görme testi olacaktı hepsi o..
Anneannem kolumda son birkaç haftadır periodik olarak yaptığımız Kızılay yoluydu gideceğimiz.
Randevu saati anneannemi teste aldılar ben o sırada oje sürdüm aceleden yanıma kitabımı almamışım - hay salak!
Mecburen oje sürdüm, tabi o nasıl bir aceleyse ojeyi alıp kitabı almamak!
Anneannem çıktığında kıpkırmızıydı!
O kadar kırmızı ki gerçekten sıkılmıştı test süresinde, aman ne zor şeymiş herkes yapamaz bu testi üniversite gibi, dedi oturdu.
Test sonucunu aldık, doktora gittik baksın diye, anneannemin adını hatırlıyordu, bizimle birlikte bir hastayı daha aldı içeri.
Biz kontrol o muayene...
Anneannem muayene koltuğunun tepesinde, biz kenarda ezik gibi.
Bu arada zavallı doktor sürekli tetkikleri falan yazıyor.
Ne kadar uzun iş o hasta ile ilgili bilgileri yazmak sırf bunun için hepsine bir asistan almalılar.
Adam yazıyor biz bekleşiyoruz, anneannemin rengi düzelir gibi olmuştu şimdi kızarıyor.
Hepimiz kurbanlık sus pus bir hal sıkıcı da, kimbilir neler düşünüyoruz.
Derken anneannemi muayeneye başladı doktor, ışıklar söndü, ışıklar yandı, sağ göz sol kulak, sol göz sağ kulak, aşağı bakınız, yukarı bakınız, kapatınız, açınız.
Sıkıldık tastamam ve doktor muayeneyi bitirdi rengimiz kıpkırmıı hepimizin.
Konuşacak konuşamıyor, ık mık kem küm.. anneannem, neyim var doktor bey görecek miyim?, gibi bir cümle kurdu.
Niye göremiyor mu ki? Nasıl yahu?!
Doktor herşeyin çok iyi olduğunu ama görme kaybı olduğunu sebebini kaç zamandır yapılan bunca test ile bulamadığını, yapılmasını istediği başka testler olduğunu ve hala birşey yoksa Nörooftalmoloji uzmanına görünmesi gerekitğini söyledi.
Anneannem muayene koltuğunda sanırım bu laflardan bir kelime anlamadı derken, doktor bey ile özel görüşmek istiyorum lütfen odayı boşaltır mısınız?, dedi.
Ne tuhaf ben hayatım hiç böyle birşey yapmadım, yapamadım, cesaret edemedim, belki utandım, ben zaten doktora gidince, iyisiniz, derde yürür giderim soru da sormam soramam.
Anneannem hiç beklmediğim müthiş birşey yaptı.
Ne de olsa hasta olan kendisiydi ben refakatçi yanımdaki kadın bir yabancı..
Doktor ile görüştüler sonra doktor bizi içeri aldı.
Kapının önünde başbaşa kaldığım kadına istemsiz olarak, nasıl çıkarttı bizi dışarı, demiş oldum.
Fakat içeri yine beraber girdik, kadınla artık akraba olduk sanırım.
Doktor elimize testler yazıp verdi, anneannemin artık gelmesine gerek kalmadığını, testlerden sonra sonuç için birimizden birimizin gitmesinin yeterli olacağını söyledi.
Evet kadınla akraba olmuştuk. Ben gidemezsem kadın annenannemin test sonuçları için gidebilirdi.
Eve döndüğümüzde anneannemle çay içtik, simit yedik.
Bence uzun bir şok geçiriyordum.
Anneannem doktorla ne konuştuğunu söylemedi, ne de olsa onun özeli, görememekten korktuğunu söyledi.
Birkaç haftadır bence yaşlanmak git gide gözümde büyüyor, bir yandan da yaşlanıyorum.
Tıpkı çocuk yapmak gibi...
Karmakarışık bir hislerdeyim.
Anneannem duysun diye kulaklık, görsün diye gözlük, eli tutsun diye atel takmak zorun birkaç hafat dediğim bu periodda geldiğimiz yer burası, Yaşlılık=Robokop!
Orana burana birşey takmadıkça yaşlanma özgürlüğü yok:(
Bugün bana dua etti durdu anneannem sonra "Sen yaşlanınca seni kim doktora götürecek" dedi.
Ciğerimi yaktı geçti....


1ce'yle Stephen Jones'a gittiğimiz günü özledim. Topuklarımla beni antikacılarda dolaştırıp, 1 kutu ekleri yiyip, trafikte kahkaha bombardımanı içinde.. yine olsa dedim.



