Roza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Roza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mayıs 2010 Perşembe

Çiçek böcek & çakma

Roza kremlerinden cildim inceldi vesselammm..
Kıl bir haliyet içindeyim tepemde güneş, ben ondan korunmalıyım, dev ilaç poşetimle sağlık ocağından çıkmayan teyzelere benziyorum.
Şu yan eczaneden çanta rica edeceğim içine ilaçları dolduracağım. Teyzeler ona yün de koyar, bir de sağlık karnesi, bol reçete, kutusu dağılmış 5 10 ilaç..
Öyle saplı fermuarlı br çanta " Şaşkınbakkal Eczanesi Adres:...Tel:....." yazacak üstünde..

2 gündür fena halde parfümlere taktım.


Şöyle bir iddam var Dutyfree & yurtdışında satılan parfümler hariç gerisi komple çakma.
Daha önce yurtdışından gelen parfümün kokusu yıllarca çıkmıyordu üzerimden o Amsterdam'da bavulda kırılıp yerini alan yenisi öyle değil!
Oysa ben hiç yürüdüğü yolda, bindiği asansörde, yattaığı yatakta parfümünü bırakan kadın olamayacak mıydım ki?

Şimdi zırt pırt tazeliyorum parfümü az evvel sıktım yüzüm yandı.
Cilt hassas osuruktan nem kapacak vaziyete geldiğinden parfüm sıkınca yanabiliyor.
Lis "Parfüm diye biber sıkmış olma" dedi.
"Biber gazı sıkıyorum parfüm yerine hem canımı hem iffetimi koruyor hemde sadece 15TL" deyiverdim.

Dün mini elbisem & 7000cmlik topuklarımla Caddelerde fink atarken kimse bilmiyordu Roza'yı.
Kod adı yapıcam kendime "Roza"!
Dün demişken akşam Kızıl Sonya geldi.
Böyle uzunca bir kız bizim Sonya. Kızıl da saçı var. Bacaklar çırpı, çörpü &makarna arası bir versiyon oldukça gıcık. Bütün bunların yanında inanılmaz süslü bir model. He işte o asansörde, yolda, yattığı yatakta parfümü kalan cinslerden.. Birlikte Cafe Cadde'ye gittik.

Cafe Cadde'ye 13 yaşımdan beri giderim. Ben başladığımda küçücük bir yerdi. Şimdi geniş, keyifli & menusu kabarık bir mekan. Bizm zamanımızda "Cafe"ydi şimdi oldu "Mekan":)) Yazın herkes orda. Akşam işten çıkıp 2 lokma yerken tanıdığın herkesi görebilirsin öyle bir akış var:)

Kızıl Sonya'yla yürüyoruz Cafe Cadde'ye hatuna bakmayanın gözü önüne akıyor. "Senle iyi bir ikili olduk biz" dedi bana. Benle değilde ayağımdaki 10000cmlik topuklar & frill elbiseyle olmayasın! Nitekim onlarsız bacağın kadar boyum var!

Akşamına Lis'le cadde yürüyüşümüzü yaptık. Hala orda parfüm anlatıyordum. "Çakma bunlar içine su katıyorlar bak bu öyle kokmuyor" düşündüm de o sırada hiçbir erkek orda olmak istemez tabi gay değilse. Eminim ki gay bile olsa ağzına şaplağı indirir. Yürü be kadın kapa şu çeneni!

Sarınca sarıyorum. Kafama takarsam elimden kurtulmaz. Sağlık Bakanlığı'na bu iddam hakkında bir yazı yazacağım:)

Bu arada sokaklara yaz çoktan geldi Ramazan sessizliği inmeden fırsatı değerlendirin. Bazı sahilde yürürken yediğin haşlanmış mısır bile yazlık anılarını tazeliyor.

25 Mayıs 2010 Salı

Adaletin Nerde Dünya?-Donde esta tu justicia?-Where is your justice?

Uyarıyorum bu dönem fena dönemmiş malum dolunay onun için kendine çok dikkat et evladımmmm!

İnsani görevimi de yaptıktan sonra bahsedecek 3 konuma geçiyorum.

Subject 1:

Kilo aldım vermeye uğraşıyordum. Kilo verdim ama ayaklarımdan! İngiltere'den aldığım & ayıla bayıla giydiğim hatta 1 tanesini sadece 2 kere giyebildiğim biriciklerim ayağıma resmen bol büyük geliyor.

O kadar üzüldüm ki...
Kendileri 39 numara olmakla beraber artık bana olmamaktadırlar:(






Sanırım geçen yıl ayağıma büyük gelen çizme & botlarıma yaptığım gibi onları da sahibinden.com'a koyacağım. Neyse ki herkes 39 numara giyiyor:)) Yeni ev bulmaları çok da zor olmayacak. Contra by dune markadır biriciklerim. Bu Dune tam benlik diyen arkadaşların bana ulaşması yeterli oluyordu.


Subject 2:

Dün kontrolüm vardı hani şu Rozalar... Düzeldi sayılır ama bir krem daha eklendi gruba. 10 gün sonra yeniden aynı saatte buluşacağız doktorcumla. Cildimin düzelmesini hep birlikte istesek olur mu:)


Subject 3:


Ya bu sene bütün arkadaşlarım koca buldu! Seviniyorum ama kardeşim o düğünlere elbise bulmak ne zor iştir beah! Hadi elbise bulduk diyelim, ki buldum. Ama ayakkabı uyduramıyorum! Cinnete 1 kala, intahar & benzerleri hallerdeyim! Üstelik karar da veremiyorum! Bir kararsızlık, bir uyumsuzluk amannn aldı götürdü beni evladım! Şimdi elbiseler şöyle;




Ofisimizin güzide mutfağında çekilen biricik fotolar & cici elbiselerim.


Neyse soru ikisinin altına da gümüş rengi ayakkabı olur mu size? Yoksa birine pembe ötekine siyah mı?


Moda blogırları yardım lütfen:)

13 Mayıs 2010 Perşembe

My Heart Made of Stone?!

O yüzünde çıkan besili boynuz kıvamındaki sivilceler "ŞİTRES"ten canım!!!!
Cildim ömrümün en kötü devresini geçiriyor diye dert yanmıştım dün o hızla da dermatologun kapısını çalmıştım.
Şöyle ki; Roza olmuşum!!! Kılcal damarlarım çok hassas olduğu için genişliyor & yüzüm kızarıyor. Acı herşey yasak,
Baharat kat'iyen yasak,
Sıcak yemek-içmek no no never,
Buhar & sıcak banyo yok yok,
Kızartmalar, fast food yok,
Güneş ışığı keine,
Kozmetik nunca!
6 ila 9 ay arası yasaklıyım!!!
Ben normal de diet yapamam, diet lafı geçsin gözümün önünden göbek atan doritoslar, takla atan hamburgerler, tepesinden aşağı ketçap sıkarak dans eden patates kızartmaları geçer! Şimdi geçse bile Roza var.
Yüzümde gülle açtı anlaşılacağı üzere.
Bu arada o anlamsız ergen sivilcelerimin abur cuburdan olduğunu sanıyordum. Hayır! Sivilce strestenmiş. O kadar kötü kalpli biriyim ki beni üzen herşeyin şu an olduğu yerde sivilceye dönüşmesini istiyorum!
Şu aşağıda gördüğünüz resim yaklaşık 200TL civarı laf aramızda sigorta karşılamış hali! Ben de sizi öperim:))
Artık peynir yanaklarımı hafif bir allıkla renklendiremeyeceğim. Ne de olsa allık bana, ben allığa haram tam 6 ay!
Doktor süzgün gözlerime bakarak "Gördüğüm kadarıyla pek makyaj yapmıyorsunuz" dedi. "Yapmak istiyorum" dedim. "O zaman göz makyajı yapınız" dedi. Sevindim ya bu lafa ayaklarım yerden kesildi. Yasakla tanışmak hiçbirinize naship olmasın evladım!
Tabi doktorda işim uzadı 10 bin tane ilacı alömak için bir eczaneye girdim. Kapıdan girdim üstümde geçen sene internetten aldığım fakat gıcık olduğum & ilk defa dün giydiğim bir elbise vardı Japon style! Neyse kapıdan girdim eczanenin sahibi elbiseme bayıldı!!!:O

Nerden aldınız şu bu.. Ben de ay buna gıcık oluyorum ben, geçen sene aldım kılım, ilk defa giydim zar zar anlatıyorum. Kadın bayıldım buna dedi:O ben de engin sonsuz uçsuz bir şok hali... Japon style elbisemi kendisine verdim. Yanımda Kadıköy'den yeni aldığım bluz vardı:) "Bütün gün motor tepesindeydim yalnız bunu bir yıkamanız gerekecek" diyerek arkadaş olduk. O da bana detox hediye etti:) Arınmaya ihtiyacım olduğunu gördü sanırsam!

Neyse aldım ilaçları, getirdim "Doktor " dedim " aklımda tutamadım yazıver" dedim. Yazdı çizdi nur topu gibi bir poşet ilacım oldu..

Tabi benim bünye de böyle hareketler hemen "psikolojisi bozuk kadın düğmesi"ne basıyor & alış-verişte buluyorum kendimi.. Kadıköy'de düğmeme basılıyken 5TL'den HEllo Kitty çantası aldım.
Sonra benim için bir ritüel haline gelen 1TL'ye alma alışkanlığım, şu kaşı gözü oynayan çinişi aynayı aldım. Eskiden cikletten çıkardı:)

Kadıköy'de tonla kolye gördüm evdekileri birbirine karıştırmaya karar verdim. Tek tek duruyolar takmıyorum belki birleştirirsem takarım?

Yaz geldiğinde sandalet & şort giyememek:( Motora binemek... Arabamı özledim.