My Dreams Hayallerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
My Dreams Hayallerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Eylül 2011 Cuma

Falım da ferahlık çıktı

Biraz sonra çıkıyorum.
Zuzu'nun doğumgünü bugün!!! Onu kutlama zamanı.
Seni de pek bir boş bıraktım bilok, naparsın iş güç...
Dönünce herşeyi anlatacağım 2 vakte kadar bana ferahlık var falım da öyle çıktı.
Diyordum ki acaba benim düşünüp düşünüp evrene astığım düşünceleri benden başkası toplamasa!!!
Paylaşmayı öğrenemedim hala :)
Bugün saçlarımın yine en gıcık günü oysa bu yaza saçlarıma dair hikayelerim vardı benim:)
Seni özledim ama sana yazamadım pek bir buruk kalbim.
En zararlısı da kalbe, yakışıklı bir erkek!
Evde 2 çocuk var biliyor musun?
Çocuk mu bebek bebek!
Hayırlısı olsun 2 de çocuğumuz oldu...
7 aylık biri 3 yaşında biri...
Çevremde hamile & çocuklu halkası daralıyor mesela Chedeliko'nun ilk hamile elbisesini dikiyorum.
Bir de güzel hamile ki:) gözleri yüzü bebek gibi anne adayının...
Acaba hamilelik kadına güzellik mi?
Sen benim en tuhaf, en ilgin., en heyecanlı, bazen en umutlu bazen en çaresiz tecrübemsin!
Böyle karışık dondurma tuttu frutti kıvamında zaman geçiyor.
Neden yediğini anlamazsın ya?!
Ellerime kına sürdüm bekliyorum ya tutarsa...

24 Eylül 2010 Cuma

Amy Winehouse oLaCak KızmIŞIM dAAAA!


Sesimle değil tabi ki tipimle!
Bu sabah işe yürürken, kendimi bir ödül töreninin veya kutlamanın girişinde kırmızı halıda magazincilere kıyafetimle ilgili ropörtaj verdiğimde söyleyeceklerimi düşünüyordum.
"Bu kıyafeti bacaklarımı çok kalın gösterdiğini bilerek giydim. Çünkü sanatımı benimle paylaşan insanların buna aldırış edeceğini sanmam."
"Bütün kostümlerimi tabi ki kendim seçiyorum. Stilimin ne olduğunu mu soruyorsun?! Hahahaha o sabah yataktan kalkmama bağlı hahahaha!"
...
Küçükken ilkokuldan en nefret ettiğim zamanlar, 1-2 & 3. sınıf! okul dönüşü anneanneme gelirdim. Bütün gün okulda herkesten nefret ederek geçirdiğim zamanın bitmiş olduğuna sevinirdim.
Bütün gün pis okulun pis tuvaletlerine girmemek, bir de tuvalete gidip çişini yapan kızların eteklerinin üzerine çektiği külotlu çoraplarına bakınca "Bir an unutursam benim de başıma gelebilir" diye ödüm kopar çişimi tutardım.
Anneannemin evi okul sonrası saray gibi gelirdi on saat tuvalette otururdum. O sırada günün birinde çok ünlü bir yazar olunca vereceğim ropörtajlarda söyleyeceklerimi hazırlardım.
"yazarlık yeteğinizi ne zaman keşfettiniz*"
"Ben doğuştan yazarım, büyükbabamın mirası!"
"bu kitabı yazarken nelerden etkilendiniz*"
"Hayattan!"
Artık o zaman hayatla ilgili ne bilip etkilendiğimi düşünüyorum dAA!.. ama bu tip sorulara cevaplarım hazırdı.
Sonra ortaokul çağında tabi ki ben yine ileride büyük bir yazar olacağım için tuvalette ropörtajlara hazırlanmaya devam ettim.
"son kitabınız satış rekoru kırdı bunu neye bağlıyorsunuz*"
"Büyük Yeteneğime"
"kitabı yazarken en büyük destekçiniz kimdi*"
"Kimse!"
"geçen gece sevgilinizle yakalanmışsınız onun da mı desteği yok*"
"Sanırım basketbolcu arkadşaımdan bahsediyorsunuz. Sağlıklı beslenmek için balık yemeye gittik hepsi bu."
O zamanlar mahallemizin en yakışıklı çocuğu & basketbolcudan başka hiç sevgilim olmayacak sanmıyor & babamdan korkumdan da "sadece arkadaşız" diyerek hayallerimde bile tedbiri elden bırakmıyordum.
Fakat bu sabah gördüm ki bugün hala 30 yaşımda birgün ünlü olup ropörtaj vereceğimi hayal ediyorum. Bütün ünlü kadın yazarlar gibi giyimimle de çok eleştirileceğimi, yaptığım işten çok bunu soracaklarını düşünerek de gafil avlanmamak için hala buna hazırlanıyorum! Bunu neden yapıyorum & nasıl utanmıyorum hiç anlamıyorum!
Amy Winehouse olacak kızmışım ama herkes kendi kısmetini yer, ben ancak bizim ofise gelen kargocunun, büfecinin servis elemanın, apartman görevlisinin, köşedeki kasap, ışıklardaki smitçi, karşı kafedeki kasiyerin falan Amy Winehouse'u olabildim:)
Yazarlığa gelince başıma gelen herşey beynimde hikayeleşip dizi dizi cümleler halinde kafamın içinde uçuşup dursalar bile en fazla da blogumun yazarı olabildim:))))