Mihriban Manap Sunmaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mihriban Manap Sunmaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2011 Perşembe

Fall Limited by Chedeliko




















Photography: Mihriban Manap Sunmaz
Roadie: Yeliz Kara
Dresses: Chedeliko
Accessories:


Chedeliko Sonbahar Limited Koleksiyonu için ürünlerin fotoğraf çekimleri tamamlandı:)
Kış sezonu için çalışmalar hızla devam ediyor.
Bu sefer yelpazeyi biraz daha açtım, eldivenler, kazaklar, çantalar...
Üstelik herkesin daha kolay ulaşabilmesi için Chedeliko'yu hem İstanbul'da seçkin butiklere, hem de Türkiye genelinde yaymayı başardım.
Fakat bu sefer gerçekten bütün herşey kısıtlı sayıda!
2 kişiden 1'i olabilmekten bahsediyorum:))))

Bütün bunları zaman içinde sıklıkla yazacağım kısaca çekimlerden söz edeceğim.

Çekimleri yılın son güneşli günlerini değerlendirerek Büyükada'da yaptık.
Yaptık dedim çünkü bu keyifli çekim bir ekip çalışması.
Ekip başında Mihriban Manap sunmaz var, muhteşem fotoğrafların yanı sıra, minik oğlu Arda ile başlı başına bir ekiptiler.
Çekim boyunca gülücükler ve agucuklar saçarak annesine destek oldu Arda, ve Mihriban bir elinde makinası, bir elinde Arda, "çocuk da yaparım kariyer de" cümlesinin sözlük karşılığıydı.
Zaten çekimler yapılırken çevredekiler Mihriban ve Arda'ya çekimlerden daha çok ilgi gösterdiler. Ellerine sağlık, dayanışmalarına sağlık:)
Roadie, deyip geçmemek gerekiyor. O kadar çok şeyi idare ediyor ki, kurumsal tabirde "görev tanımlaması" diye bir ifade vardır. Roadie'nin görevi tanımlamakla, saymakla bitmez. Sağolsun sevgili Yeliz.
Aksesuarlar için Fatmanur Bayraktar ve Sadi Tekin'in de emeği büyük. Fatmanur gümüş, Sadi ise tasarım da bir harika. Akıllarına sağlık, umarım bir sonra ki çekimler de yine tasarımlarıyla aramızda olurlar.
Chedeliko stilini tamamlayan Calzedonia çoraplar ve IC'ler çekimlere ayrıca renk kattı.
Ne diyebilirim ki bundan sonrası Chedeliko sever herkesin sevgisine kaldı:)
Biz Chedeliko'yu çok sevdik sizi de aramıza bekleriz. Tık:)

24 Mart 2010 Çarşamba

22 Mart 2010 Pazartesi

Roadie!

pic. from http://farm3.static.flickr.com/2713/4205653535_cb441152bd.jpg
Pazar günü yaptığımız tam adı bu bence "Roadie".

Geçen hafta bahsetmiştim "Pazar meşhur gün" diye.

Pazar 10.54 gibi Lis aradı " 1 saate alıcam seni, kirpiklerini tak hazır ol".

Bu çekim için muhteşem kirpikler almıştım. Günlerdir bekliyordum takmak için..

Kalkıp hazırlandım. Kıyafetler, makyaj malzemeleri derken çantam hazırdı.

Kirpikleri takmaya gelince ne olduysa oldu! Kirpik yapıştırıcı volkanik dağ gibi patladı & tabi ki gözleirm dolarken kirpikler kullanılamaz hale geldi.

Sinirim tepeme çıktığı & bütün modum döküldüğü için konudan uzaklaşıp Ersin Hocamın Yoga'ya başlarken ki sözlerini geçirdim aklımdan "Gündelik düşünceleri & herşeyi bir kenara bırakıp Yoga'ya odaklanın. Bütün düşünceleri bir kenara bırakıp sadece Yoga'yı düşünün".

O an yoga yapacağımdan değil ama konudan uzaklaşmak için yaptım. Lis geldi namı diğer Roadie & yola koyulduk.

Tarabya'ya gititk sanırım 1 saat sürdü. MMS'le buluştuk namı diğer phographer:)

Hazırlık süreci başladı. Roadie Lis sadece yemek düşünebiliyordu. Photographer MMS telaş içinde gün ışığı peşindeydi, ben sadece iyi kostüm & iyi saç & iyi makyaj peşinde...

Evden çıkışımız benim makyajımı & kostümümü kapatmak konusunda tam bir sınavdı.

Sarıyer'e doğru yola koyulduk. Pazar günü, güneşli bir havada yapılacak en son şey oralara gitmek. Sevgilim uyandırsa yine de gitmezdim!

Çekim yapacağımız yere vardığımızda arabayı park edecek yer bulamadık. Yukarıda bir yere park etmek için bir ara sokağa girdik!

2. bir kirpik kabusuyla burun buruna gelmemiz işte tam bu andı! Yol dimdik bir yokuş. Lis direksiyonda..

Yolun bitimine geldik karşımızda bir minibüs yüzü bize dönük.. Yol istediğimizde şöyle bir laf sarf etti " Seninggg mantıkın bu arbağın geri gitmesini alıyor muğğ?" & el kol harketleriyle de söylediklerini destekler işaretler yaparak.

Arabanın içinde 3.ümüz birbirimize & aşağı doğru uzanana dik yokuşa şöyle bir geri dönüp baktık. Lis arabayı geri aldı:O minibüs geçti gitti. Fakat biz kaldık! Araba ne ileri gidiyor yokuş o kadar dik ki ne geri! MMS direksiyona geçip arabayı yokuşun tepesine çıkartıp burnunuda yokuş aşağı çevirdiğinde arabadan çıkan duman gazetelerde okuduğumuz şu haberin somut kanıtıydı " Cinnet geçiren XX bilmemneci XX'i öldürdü".

Çekim yapacağımız yere tekrar döndüğümüzde bir park yeri nihayet bulduk. Eşyalarımızı yerleştirdik.

Poz verirken insanın kulakları tıkalı oluyormuş. Yada ben o an hala başka birşey düşünmemeye beynimi öylesine şartladım ki çıt çıkmıyordu. Harika çekimler yaptık. İnanılmaz eğlendik. Lis eşyalara & etrafa göz kulak oldu. Kamera arkası çekimleri yaptı. Telefonlarımıza cevap verdi. Sigarası elinde yorumlar yaptı. Güldürdü. Destek & kuvvet oldu.

Tabi ki talihsizlik peşimizi bırakmadı! Çekim sırasında MMS çekim yaptığımız mekanın azizliğine uğradı & basılabilir gibi görünen bir yere basıp düştü. Ne yazık ki kameranın filtresi kırıldı.

Bundan sonra ki çekimlerimiz geniş açıyla güçleşerek ama azimle artarak devam etti.

Mekanı değiştirirken Lis çevreyle ilgili izlenimlerini anlattığında gerçekten ağzımız açık kaldık!

- Oradan geçen bütün yayalar karşı kaldırıma dikilip bizi izlediler

- Oradan geçen araçlardan bir tanesi önü açık olmasına rağmen aracını durdurup, camdan yarı beline kadar sarkıp bizi izlerken arkasında oluşan kornalı çılgın trafik kalabalığını hiç umursamadı,

- Başı kapalı kadınlar fotoğraflarımızı çekti,

- Eşofmanlarıyla yürüyüşe çıkmış adamlar fotoğrafımızı çekti,

- Karşı kaldırımdan geçen bir grup kalabalık hakaret etti "Aşşağılık defol" gibisinden

- Bir grup adam toplanıp çekim yaptığımız yere geldi & geçip gitti

- Trafik defalarca bize bakan yaya & araçlar yüzünden birbirine girdi.

ve daha niceleri...

Analiz,



Toplumda "özgürlük" diye bir kavram hala yok.

Eşarplar ortalıkta fır dönerken çekim için giyilen mor elbise mahalle baskısına uğradı.

İstanbul'un orta yerinde hala yobazlık tam gaz devam.

Zamanında zavallı bir mankenimizin başına gelen kötü olayı hatırlar mısınız? Sevgilisinin tuzağı & kızın nasıl perişan oluşununun haberin sayesinde kameralı cep telefonu kullanımı artmıştı. Digital kameralar da aynı şekilde bence her ikisi de ehliyet ile satılmalı. Çünkü bugün kimlerin "Feyzbukunda" ne olarak "Teglendiğimizi" bilemiyoruz.

Yapılan hiçbir işe faydası olmadığı gibi yine ferdlerin manevi zararı yüksekti.

Modernlikten, kültürden, Avrupa Birliği'nden, şehirden & şehirleşmekten, yeni nesilden, gençlikten söz etmeyiniz. Lakin bunlar utanç kaynağı olabilecek niteliktedir.



Daha sonra Yeniköy'de çekim yaptık. Suya sabuna dokunan olmadı. Çekimimizi kazasız &belasız tammalayıp ayran-simit sefası yaptık.



Nitekim uzaylı değil bizler de bu toprakların aynı kanı taşıyan evlatlarıyız. Bizi ayıran dünya görüşümüz sayesinde elde edilecek bir refahlık varsa, bizden daha çok onlara yarayacak. Çünkü henüz bizim tek bir evladımız yokken, haklarımızı 5er çocuk yaparak & onları en kötü şartlarda, hiç birşey vermeden büyüterek çoktan ihlal etmekte olsalar bile..



Moda Çekimi diye yola çıktığımız Pazar Günü başka başka donelrele dolu herşeye rağmen harika birgündü. Herkesin eline sağlık. Herşeye rağmen tanıklık eden herkese teşekkürler.



Fotoğrafları tastamam yayınlayamayacağımız için bir elemeden geçirdikten sonra yarın burda ufak bir portfolyo olacak.