HM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Kasım 2010 Çarşamba

Lanvin was in New York! on 20 November 2010 in selected stores:O

What I first saw in New York was Lanvin for H&M on 5th Ave. than on Times and Heralds Square. Styling of the windows were enjoyable as much as the collection. But had to wait for 6 days until 20 November & the sales was only in selected H&M stores starting from 8.00am. So Lanvin sales in Istanbul was not at the same time with the whole world. It was quite boring to wait on the line with many other fashion hunters & see the collection for 7 minutes to buy what you want, but the victory came soon:)

New York'ta dikkatimi çeken ilk şey H&M için hazırlanan Lanvin koleksiyonu oldu. 5. Cadde, Times & Heralds Square'de H&M vitrinlerini süsleyen ürünleri almak için 20 Kasım sabah saat 8.00'a kadar beklemek gerekti. İstanbul'da yapılan Lanvin satışları dünya ile aynı anda değildi tabi New York Mars'ta değilse. Lanvin için moda çılgınlarıyla kuyrukta beklemek & koleksiyonu görebilmek için sadece 7 dakikam olması biraz sıkıcıydı ama zafer benim oldu:)






















It wasn't allowed to take pictures but I did! I am a foreigner:)how can I know!:)
Mağazada fotoğraf çekmek yasaktı ama ben yabancıyım nerden bilebilirim ki:)



* * *

16 Ekim 2010 Cumartesi

Bulut

Bence gayet normal!
Hiçbir tuhaflık yok. Eğlenceli, renkli, bir savı var en azından.
O benim BULUT KONSEPTİM!
Bu sabah işe yürürken herkesin afyonunu patlattım, dönüp dönüp bakanlar, gördüğüne şaşıranlar, bakıp kalanlar, stop edenler, boynu tutulanlar, gözlerini kocaman açanlar çeşit çeşit desen desen:)
Böyle durumlarda gece rüyalarına kabus olmak istemediğimden bir gözlüğüm olsa demiyor değilim.
En azından yürüyen birşey hatırlarında kalır yüzümü hatırlamazlar.
Çünkü bu yüzü başka zamanlarda da kullanıyorum mesela semt pazarında domates alırken!:O
Markette alışveriş yaparken!:O
Büfe önünde tost bastırır, dolmuşa biner, akşam dışarda yemek yerken!:O
Hafızalara bu yüzün yerleşip yerleşmesini isteyip istemediğimden emin değilim sadece bakıp görenlerin ruh sağlığı & güvenliği için:)
Bulut Konsepti bugüne kadar kendimi yansıttığım en harika bileşenlerden biri bence.
Biricik eteğim H&M, çoraplarım Bijenkorf, bluz Atmosphere & tabi ki papyonum da H&M.
Aaaaaaa unutmadan pençe papuçlar Irregular, tozluklar & dün giydiğim megamonik papuçlar da ALDO:)
Bu tarzımla LEvis, Unitim, Google & kendi ofisim dışında bir yerde çalıştırılamayacağımsa bu sefer Kızıl Sonya'nın fikri! Oysa hepsi gibi yaratıcı değil miyim:)))
Neyse bulutlanmak isteyenler, kendini bulutların üstünde hissedenler, bir kerecik olsun ayakları yerden kesilsin canı çekenler buyrun biraz cesaret yeter de artar bile.
PS: Alice'e mektup;
"Sevgili Alice,
ne yazık ki yanına gelmek zorundayım. Beni ancak Hatter & sen anlarsınız.
Ancak ormanda yürürken içine düştüğün o kuyu yada delik her neyse sanırım bizim topraklarımızla bağlantı kurulamayacak bir yerde.
Yardımın gerekli, lütfen ormanda tanıdığın köstebeklere rica et sizin ordan bir tünelle bana da bir yol açın.
Sevgiler,
Sed."

18 Mayıs 2010 Salı

Bir Siyah Rugan Papuç Hikayesi /unos zapatos negros..

Bir gün Wimbledon'da metro istasyonunun yanındaki alışveriş merkezinde dolaşıyorum. O sene Madonna özel tasarımları var H&M'de & aradığım catsuit'i bulmuşum, ayaklarım yerden kesilmiş.Faith 'te indrim var, anneme, kendime papuçları doldurmuşum, Oasis'te gözüm dönmüş başımı kaldırdım karşımda Debenhams duruyor. Bu arada kesinlikle Türkiye'de mağazası olan markalara bakmıyorum ama Debenhams o gün indirime girmiş çekiyor beni... Debenhams, Marks&Spencer zaten UK'de YKM gibi her yerde var. Bütçeye uygun, çeşitte bol.. Debenhams'a girdim. Önce uzun bir şok yaşadım burdakilerle kıyaslanamaz bile, sonra ayakkabılara koştum, 10 pound'dan aşağı doğru inior fiyatlar! Elimde bildiğimiz Migros sepeti gibi bir alışveriş sepeti içi komple ayakkabı dolu. Kendime inanamıyorum o sırada hala "Nasıl oldu ya"lardayım. Birden siren sesi geldi. "Eyvah" dedim "indirim şu an bitti & alamicam bunları". Meğer yangın çıkmış, anons gelince anladım. Fakat şöyle bir tip düşünün soğuktan donmamak için atkı, bere, eldiven hepsini almış, 30 poşet var elinde, koca bir sepet ayakkabı zaten Türk renk falan direk koyuyo kendini ortaya & tek kıpırdamayan o! Anonsu can kulağıyla dinliyorum bütün bunlar sepeti kaptırmamak için bu sırada herkes acil çıkıştan terk ediyor ortamı ben sabit!

Diyorum ki "Yalandır yaaaa, gavurun memleketinde böyle yangın falan çıkmaz ben kasaya gideyim". Ama ne mümkün kasaya giderken beni yakalayan acil çıkışı gösteriyor. "Ya ben Türk'üm bana birşey olmaz" yok kardeşim illa alıcaklar papuçları benden!

Tabi kıvrak zekamla ayakkabıları mağazanın bir köşesine sakladım:) Orda bulamazlar! Gönül rahatlığıyla acil çıkıştan çıktım & direk alışveriş merkezinin giriş kapısına gidip beklemye başladım. Bu sefer kimseyi kapıda bekletmiyolar. "Yahu dur benim ayakkabılarım var içeride".

Gavur insan halinden anlamıyor. Neyse karşı kaldrımda beklemeye başladım. Yangın sönücek ben içeri dalıcam dışarıda bekledikçe içim kuduruyor, ayakkabılar orda ben burda!

Hayır ayakkabım yok evde sanırsın öyle bir hal. Dakikalar geçiyor, içeri koşarak girmek için eldivenleri falan çıkardım, bere, atkı, poşet çantaya tıkıldı, para kolay bir cebe yerleştirildi, ellerim boş hazırım!

Tabi kendimi öyle bir kaptırmışım ki alışveriş merkezi açılmış millet içeri giriyor hatta bazıları poşetle çıkıyor. Allah benim gözler dönmüş içeri koştum, bitmiş yangın falan yok! O an Debenhams gözümde Louboutinleşti , ayakkabıları sakladığım yere koştum:) hala sakladığımı düşünüyorum! Aldım hemen başka bir siren riskine karşı girdim sıradan ödedim çıktım!

Oh bir rahatlık bir ferahlık.

Ama o telaşla o gün boyu çantamda 18 bin poşetle bir sürü yere daha gideceğim hiç gelmediği için dönerken satın almayı bile düşünemedim o kadar ıvır zıvırı.

Sonra ne oldu o ayakkabıların 2si ayağıma büyük, 1i küçük geliyor! Ayrıca hepsini en fazla 2 kez giydim. Üstelik bir tanesi siyah!!!






Ben siyah ayakkabıyı nerde giyeceğim hangi akla hizmet aldım! Bunları 2ci defa ofiste kurumsal olmak için bugün giydim. İlkinde operaya giderken siyah, daracık, yakası beyaz benekli, dev güllerle süslü elbisemin altına giymiştim "Cumhuriyet Balosu"na gittiğim sanılmıştı:)

Üstüne kumaş pantalon & Mango'dan aldığım spor klasik kemerim & gömlekle artık ben bile bir defalığına kurumsal oldum! Sadece bu papuçları giyebilmek için...

İşte bir anlık heyecanın sonu! :) kişiyi kurumsal bile yapar:):)